MENÜ
Ankara 11°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
MEDRESE, TEKKE VE MAHALLE: BİLGİNİN HAYATLA BULUŞTUĞU YER
Talat Paşa Aydemir
YAZARLAR
15 Haziran 2025 Pazar

MEDRESE, TEKKE VE MAHALLE: BİLGİNİN HAYATLA BULUŞTUĞU YER

Ankara’da ilim, hiçbir zaman yalnızca dört duvar arasına sıkışmamıştır. Medrese vardır; ama medrese, hayatın dışında bir ada değildir. Tekke vardır; ama tekke, dünyadan el etek çekilen bir köşe değildir. Mahalle vardır; ama mahalle, yalnızca gündelik telaşın yaşandığı bir mekân değildir. Bu üç alan, Ankara’da birbirini tamamlayarak işlemiştir.

Medrese, bilgiyi disipline eder. Tekke, bilgiyi yumuşatır. Mahalle ise bilgiyi yaşanır hâle getirir. Ankara’nın farkı, bu üç alanı birbirinden koparmamış olmasıdır. Bilgi, yalnızca ezberlenen bir şey olarak kalmamış; davranışa, ahlâka ve hayata sızmıştır. Bu sızma, Ankara’nın kültürel derinliğini oluşturur.

Bu şehirde hoca, kürsüden konuşup çekip giden biri değildir. Hoca, çarşıdan geçen, mahallede görülen, selam verilen bir insandır. Bu yakınlık, bilgiyi sıradanlaştırmaz; aksine sorumlu kılar. Çünkü bilginin sahibini tanımak, o bilgiyi daha ciddiye almayı gerektirir. Ankara’da ilim, bu yüzden bir gösteri değil; bir emanettir.

Tekke geleneği, bu emaneti insanî bir ölçüyle taşımıştır. Bilginin kibir üretmesini engelleyen şey, çoğu zaman bu irfan damarlarıdır. Ankara’da tekke, ilmin karşıtı değil; dengeleyicisidir. Bilgi sertleştiğinde, irfan onu törpüler. Bu törpüleme, ilmi zayıflatmaz; yerli yerine oturtur.

Mahalle ise bu sürecin son halkasıdır. Bilgi, mahallede sınanır. Hayatın içinde karşılığı olmayan bilgi, Ankara’da uzun süre barınamaz. İnsanlar, bilginin ne işe yaradığını gündelik davranışlar üzerinden tartar. Bu tartma, teorik değildir. Sessizdir, ama etkilidir. Ankara’nın kültürü, bu sessiz elekten geçerek şekillenir.

Bu yapı, Ankara’da kültürel sürekliliği mümkün kılmıştır. Medrese kapanır, tekke sarsılır, mahalle değişir… Ama bilgi bütünüyle kaybolmaz. Çünkü bilgi, tek bir mekâna bağlı değildir. Şehir, bilgiyi dağıtarak korumuştur. Bu dağıtım, kültürü kırılgan olmaktan çıkarmıştır.

Ankara’nın ilim hayatında büyük kopuşların yaşanmamasının sebeplerinden biri de budur. Bilgi, bir anda parlayıp sönen bir ışık gibi değil; yavaş yanan bir kandil gibi taşınmıştır. Kandil, ışığı az verir; ama uzun süre yanar. Ankara’nın kültürü de böyle yanmıştır.

Bu yüzden Ankara’da kültür, kendini sürekli ispat etmeye çalışmaz. Sessizdir, ama köklüdür. Yeni geleni boğmaz; ama hemen de teslim olmaz. Şehir, kültürünü korurken insanı dışlamaz. Öğretir, alıştırır, bekler. Beklemek, Ankara’nın kültürel reflekslerinden biridir.

Medrese, tekke ve mahalle… Bu üçlü yapı, Ankara’da bilginin yalnız akılda değil, hayatta yer etmesini sağlamıştır. Bu yer ediş, şehri kültürel olarak ayakta tutan en önemli unsurlardan biridir.

Ankara’nın ilmi, bu yüzden sadece kitaplarda değil;
insanların yürüyüşünde, susuşunda, ölçüsünde yaşar.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi