MENÜ
Ankara 11°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HUKUKUN SESSİZ HAFIZASI: ANKARA’DA KURALIN İNSANLA İMTİHANI
Talat Paşa Aydemir
YAZARLAR
13 Nisan 2025 Pazar

HUKUKUN SESSİZ HAFIZASI: ANKARA’DA KURALIN İNSANLA İMTİHANI

Ankara’da hukuk, çoğu zaman kitaplarda aranan bir şey değildir. O, daha çok şehir hafızasında saklıdır. Bu hafıza, bir mahallenin nasıl sessizleştiğini, bir çarşının ne zaman ağırlaştığını, bir itirazın nerede durması gerektiğini bilir. Yazılı metinler değişir; ama bu hafıza kolay kolay değişmez. Ankara’yı ayakta tutan şey de biraz budur.

Bu şehirde kural, insanı ezmek için değil, taşırmamak için vardır. Taşan şehirler yorulur, sertleşir, çatlar. Ankara, taşmamayı öğrenmiş bir şehirdir. Hukuk da bu öğrenmenin bir parçası olarak şekillenmiştir. İnsanlar, her şeyi yapabileceklerini değil; her şeyi yapmamaları gerektiğini sezgisel olarak bilirler. Bu sezgi, Ankara’nın görünmeyen disiplinidir.

Hukukun sessizliği, boşluk değildir. Tam tersine, yoğunluktur. Ankara’da hukuk konuşmadığında, hayat konuşur. Bir davranışın şehirde nasıl karşılandığı, bazen en net yaptırımdır. Bu yüzden burada hukuk, yalnız mahkeme salonlarında aranmaz; gündelik hayatın kendisinde hissedilir. Bir bakışta, bir susuşta, bir mesafede…

Bu durum, idareyle hukuk arasındaki ilişkiyi de daha insani bir zemine taşır. İdare, her şeyi kural altına almaya çalışmaz. Çünkü bilir ki aşırı düzen, düzen üretmez; bıkkınlık üretir. Ankara, bu bıkkınlıktan kaçınmayı başarmış şehirlerden biridir. Kurallar, ihtiyaç kadar vardır. Ne eksik ne fazla.

Ankara’da hukukun bu şekilde işlemesi, keyfîliğe kapı aralamaz. Aksine, keyfîliği sınırlar. Çünkü herkesin bildiği ama yüksek sesle dile getirmediği bir ölçü vardır. Bu ölçü bozulduğunda, şehir huzursuz olur. Huzursuzluk, Ankara’da en sevilmeyen hâldir. Şehir, huzursuzluğu uzun süre taşımaz; ya düzeltir ya uzaklaştırır.

Bu yüzden Ankara’da hukuk, bir korku aracı değil; denge unsurudur. İnsanlar hukuktan kaçmaz; ona yaslanır. Yaslanmak, güven duymak demektir. Güven olmayan yerde düzen olmaz. Ankara’nın düzeni, büyük ölçüde bu güven ilişkisinden beslenir.

Şehirlerin çoğu, hukuku sertleştirerek ayakta kalmaya çalışır. Ankara ise hukuku yerleştirerek ayakta kalmıştır. Yerleştirilen hukuk, bağırmaz. Ama geri çekilmez de. Bu ince ayar, Ankara’nın tarih boyunca edindiği en önemli tecrübelerden biridir.

Bu tecrübe, Ankara’yı idare edenlerin de omzuna bir yük bindirir. Burada yönetici olmak, kuralları çoğaltmak değil; ölçüyü korumak demektir. Ölçü kaybolduğunda, en iyi kanunlar bile işe yaramaz. Ankara, ölçüyü kanundan önce tutmuştur.

Belki de bu yüzden Ankara’yı ilk bakışta anlamak zordur. Gösteriş yoktur, yüksek ses yoktur, keskin renkler yoktur. Ama biraz durup bakıldığında, şehir kendini ele verir. Düzen oradadır. Hukuk oradadır. Ve hepsi, sessizce çalışıyordur.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi