MENÜ
Ankara 12°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KIRILMADAN MERKEZE: ANKARA SAVAŞI’NDAN BAŞKENTLİĞE UZANAN HAT
Talat Paşa Aydemir
YAZARLAR
19 Ekim 2025 Pazar

KIRILMADAN MERKEZE: ANKARA SAVAŞI’NDAN BAŞKENTLİĞE UZANAN HAT

Ankara’nın tarihindeki en ağır sınavlardan biri, Ankara Savaşıdır. Bu savaş, yalnız bir askerî yenilgi değildir; bir devlet aklının parçalanma ihtimaliyle yüzleşmesidir. Ankara, bu büyük kırılmanın mekânı olmuştur. Ama şehir, bu kırılmayı bir son olarak değil, uzun bir toparlanmanın başlangıcı olarak yaşamıştır. Bu fark, Ankara’yı sıradan bir tarih sahnesi olmaktan çıkarır.

Ankara Savaşı’ndan sonra yaşanan fetret, birçok merkez için yıkıcı olmuştur. Devlet çözülmüş, otorite dağılmış, güven sarsılmıştır. Ankara ise bu sarsıntıyı içine çekerek karşılamıştır. Şehir, kendini öne atmamış, bağırmamış, iddia üretmemiştir. Beklemiştir. Beklemek, Ankara’nın bildiği bir refleks olarak devreye girmiştir.

Bu bekleyiş, pasiflik değildir. Aksine, zamana yayılan bir direniştir. Ankara, bu dönemde ayakta kalmayı başarmıştır. Şehir çözülmemiştir; çünkü çözülmeyecek kadar yerleşiktir. Ticaret durmuş olabilir, hareket azalmış olabilir; ama hayat tamamen kopmamıştır. Ankara, bu kopmamayı tarih boyunca başarmış şehirlerden biridir.

Ankara Savaşı’nın bıraktığı iz, şehirde bir travmaya dönüşmemiştir. Aksine, bir ölçü bilinci üretmiştir. Aşırı gücün, kontrolsüz büyümenin ve hesapsız iddianın nelere yol açabileceği bu topraklarda görülmüştür. Ankara, bu dersi unutmaz. Unutmayan şehirler, aynı hatayı tekrar etmez.

Yüzyıllar sonra Ankara’nın yeniden merkez oluşu, bu hafızayla bağlantılıdır. Şehir, geçmişte yaşadığı kırılmayı taşımayı bilmiştir. Taşımak, bastırmak değildir. Ankara, bu yükü bastırmadan, onu şehir ahlâkının parçası hâline getirmiştir. Bu ahlâk, acele etmeme, ölçüyü koruma ve iddiayı sınırlama üzerinden şekillenmiştir.

Ankara’nın başkent oluşu, işte bu uzun hat üzerinden okunmalıdır. Ankara Savaşı ile başlayan kırılma, bir yok oluşa değil; olgunlaşmaya yol açmıştır. Şehir, merkez olmanın ne demek olduğunu acı tecrübelerle öğrenmiştir. Bu öğrenme, Ankara’yı geçici heveslerden uzak tutmuştur.

Bu yüzden Ankara, başkent olduğunda geçmişini inkâr etmemiştir. Aksine, onu sessizce yanında taşımıştır. Ankara Savaşı’nın hatırası, şehirde bir korku üretmez; bir ihtiyat üretir. İhtiyat, devletler için hayati bir erdemdir. Ankara, bu erdemi erken edinmiştir.

Ankara’nın tarihsel hattı, böylece kesintisiz hâle gelir. Savaşla sarsılan şehir, yüzyıllar sonra merkezde karar kılan bir şehir olur. Bu geçiş, ani değildir. Uzundur, ağırdır, sabır ister. Ankara, bu sabrı gösterebilmiştir. Sabır, burada edilgenlik değil; devam etme iradesidir.

Ankara Savaşı’ndan başkentliğe uzanan hat, bir kader çizgisi değildir. Bu hat, şehir aklının ürettiği bir sonuçtur. Ankara, yaşadığı kırılmadan kaçmamış; onu anlamaya çalışmıştır. Anlayan şehirler, tekrar ederken değil; yerleşirken tarih yazar.

Ankara, bu yerleşmenin adıdır.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi