MENÜ
Ankara
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir Kasas ve İsra surelerindeki adalet ve sorumluluk vurgusunu anlattı
Kültür-Sanat
24 Şubat 2026 Salı 03:49

İbrahim Aydemir Kasas ve İsra surelerindeki adalet ve sorumluluk vurgusunu anlattı

Aydemir, Hz. Musa kıssası üzerinden güç, adalet ve toplumsal sorumluluk mesajlarını değerlendirdi.

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ramazan Sohbetleri kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada Kasas ve İsra surelerinde yer alan temel mesajları ele aldı. Aydemir, özellikle Musa kıssası üzerinden şekillenen adalet, güç ve toplumsal sorumluluk başlıklarının bugüne dönük güçlü uyarılar içerdiğini belirtti.

Kasas Suresi’nin başlangıcında yer alan “açık seçik beyanda bulunan ayetler” ifadesine dikkat çeken Aydemir, vahyin muhatabını bilinçli bir tercihe çağırdığını söyledi. Musa ile Firavun arasındaki mücadeleyi yalnızca tarihsel bir hadise olarak okumamak gerektiğini dile getiren Aydemir, metnin güç ilişkilerini, iktidarın sınırlarını ve zulmün akıbetini ortaya koyduğunu ifade etti.

Firavun’un toplumu sınıflara ayırarak bir kesimi ezdiğini hatırlatan Aydemir, erkek çocukların öldürülmesi ve kadınların hayatta bırakılması üzerinden yürütülen politikanın sistemli bir baskı düzeni oluşturduğunu vurguladı. Aydemir’e göre ayetler, gücün kontrolsüz kaldığında nasıl bir toplumsal çürüme doğurduğunu açık biçimde gösteriyor.

Musa’nın annesine gelen ilhamı hatırlatan Aydemir, korku anında dahi ilahi vaadin güven telkin ettiğini söyledi. “Onu nehre bırak, korkma ve üzülme” hitabının, en ağır şartlar altında bile umut çizgisinin korunduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu pasajın, ilahi planın insan planının üzerinde işlediğini ortaya koyduğunu dile getirdi.

Firavun sarayında büyüyen Musa’nın ilerleyen süreçte bir haksızlık karşısında müdahil olduğunu belirten Aydemir, istemeden gerçekleşen öldürme hadisesinin ardından yapılan tövbenin metinde açık şekilde yer aldığını kaydetti. Musa’nın “Rabbim, kendime zulmettim” yakarışının sorumluluk bilincini yansıttığını söyledi. Aydemir, bu bölümün bireysel hatanın inkâr edilmeden kabul edilmesi gerektiğini gösterdiğini aktardı.

MEDYEN’E YOLCULUK VE EMEK AHLAKI

Medyen safhasına geçen Aydemir, Musa’nın iki genç kadına yardım edişini ve ardından teklif edilen çalışma sürecini “emeğin onurunu anlatan bir kesit” olarak değerlendirdi. Sekiz ya da on yıllık çalışma karşılığında evlilik teklifinin, karşılıklı rıza ve sözleşme temelinde kurulduğunu hatırlattı. Bu bölümün sosyal hayatın ahlaki çerçevesini çizdiğini söyledi.

Tur Dağı’nda gelen vahiy ile Musa’nın yeniden görevlendirildiğini aktaran Aydemir, “korkma” hitabının peygamberlik sorumluluğunun başlangıcında yer aldığını belirtti. Firavun’a karşı verilen mücadelenin iki temel dayanağının açık delil ve ilahi destek olduğunu ifade etti.

Karun kıssasına da değinen Aydemir, servetin insanı şımarıklığa sürükleyebileceğini söyledi. “Bu bana ilmim sayesinde verildi” anlayışının, nimeti mutlak kişisel başarıya indirgediğini kaydetti. Karun’un hazineleriyle birlikte yere geçirilmesini, güç ve zenginliğin kalıcı olmadığını gösteren bir tablo olarak yorumladı.

Aydemir, Kasas Suresi’nin sonunda yer alan “sen istediğini hidayete erdiremezsin” ayetine dikkat çekerek, hidayetin insan iradesi dışında ilahi takdirle gerçekleştiğini ifade etti. Tebliğ sorumluluğunun kulda, sonuç belirlemenin Allah’a ait olduğunu belirtti.

İSRA SURESİNDE SORUMLULUK ÇERÇEVESİ

Konuşmanın ikinci bölümünde İsra Suresi’ne geçen Aydemir, gece yolculuğu ayetinin vahyin evrensel ufkunu gösterdiğini söyledi. Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yapılan yürüyüşün, ilahi kudretin bir göstergesi olarak sunulduğunu ifade etti.

İsra Suresi’nde bireysel sorumluluğun açık biçimde ortaya konduğunu dile getiren Aydemir, “Her insanın amelini boynuna doladık” ayetinin hesap bilincini hatırlattığını söyledi. Hiç kimsenin bir başkasının yükünü taşımayacağı hükmünün adalet ilkesini netleştirdiğini vurguladı.

Anne ve babaya iyi davranma emrini de ele alan Aydemir, özellikle yaşlılık döneminde gösterilecek merhametin toplumsal dengenin temeli olduğunu kaydetti. “Öf bile deme” ifadesinin, saygı sınırını en küçük ayrıntıya kadar belirlediğini ifade etti.

Yeryüzünde kibirle yürümeme, ölçü ve tartıda dürüst davranma, yetim malına yaklaşmama gibi hükümleri hatırlatan Aydemir, İsra Suresi’nin hayatın her alanına temas eden bir ahlak haritası sunduğunu söyledi. Gece ve gündüzün birer ayet olarak sunulmasının, insanı zaman bilincine çağırdığını dile getirdi.

Aydemir, Kur’an’ın en doğru olana kılavuzluk ettiğini belirten ayetin, rehberlik vasfını öne çıkardığını söyledi. Metnin insanı hem bireysel hem toplumsal düzeyde sorumlu kıldığını, güç, servet ve iktidar karşısında denge talep ettiğini ifade etti.

Program, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi