MENÜ
Ankara
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir Ramazan sohbetlerinde ayetlerin insanı uyaran yönünü anlattı
Kültür-Sanat
20 Şubat 2026 Cuma 03:28

İbrahim Aydemir Ramazan sohbetlerinde ayetlerin insanı uyaran yönünü anlattı

Ramazan buluşmasında arınma, hesap ve toplumsal sorumluluk; farklı surelerde geçen ayetler üzerinden ele alındı.

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ramazan Sohbetleri programında Kur’an’dan okunan ayetler üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında birden fazla surede geçen mesajlara değinen Aydemir, vahyin insanı sarsan ve yön veren üslubuna dikkat çekti. Ayetlerin yalnızca bireysel ibadet alanına değil, gündelik hayatın tamamına hitap ettiğini ifade etti.

Programın ilk bölümünde Abese suresine temas eden Aydemir, yüzünü ekşitip öteye dönen bir tavrın ayetle düzeltildiğini hatırlattı. Görme engelli bir kişinin gelişine karşı gösterilen ilgisizliğin ilahi hitapla karşılandığını belirten Aydemir, “nereden bilirsin, belki o arınacak” ifadesinin sosyal ölçüyü yeniden kurduğunu söyledi. Ayette, hakikat arayışı taşıyan kişinin öncelenmesi gerektiğinin açık biçimde ortaya konduğunu dile getirdi.

Abese suresinin devamında insanın yaratılışına dair soruya yer verildiğini belirten Aydemir, insanın bir nutfeden yaratıldığının, ölçüyle biçimlendirildiğinin ve yolunun kolaylaştırıldığının bildirildiğini aktardı. Ölüm ve diriliş sürecinin de aynı bağlamda zikredildiğini ifade eden Aydemir, bu sıralamanın insanı sınırını hatırlamaya çağırdığını söyledi.

Aynı surede “insan yiyeceğine baksın” çağrısının yer aldığını hatırlatan Aydemir, yağmurun indirilmesi, toprağın yarılması ve ardından üzüm, zeytin, hurma ve çeşitli ürünlerin bitirilmesinin anlatıldığını dile getirdi. Bu örneklerin rızkın kaynağına işaret ettiğini, nimetin arkasındaki düzeni görünür kıldığını ifade etti.

Abese suresindeki kıyamet tasvirine de değinen Aydemir, “şiddetli ses” ile gelen günün insanı en yakınlarından uzaklaştırdığının anlatıldığını söyledi. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından uzaklaşmasının, herkesin kendi hesabıyla meşgul kalacağını gösterdiğini belirtti. Aynı bölümde yüzlerin iki ayrı hâlde tasvir edildiğini; bir kısmının aydınlık ve sevinçli, bir kısmının toza toprağa bulanmış olduğunu aktardı.

NEFSİN ARINMASI VE HESAP BİLİNCİ

Kadir suresine geçen Aydemir, “Biz o Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik” ifadesinin vahyin değerini yükselttiğini söyledi. Gecenin “bin aydan hayırlı” olarak tanımlanmasının, zamanın sıradan akışını aşan bir anlam taşıdığını belirtti. Meleklerin ve Ruh’un o gece her iş için inişinden söz edilmesini, ilahi takdirle insan hayatı arasındaki bağın hatırlatılması olarak değerlendirdi. Tan yeri ağarıncaya kadar süren esenlik ifadesinin de huzur ve güven mesajı verdiğini dile getirdi.

Şems suresinde güneş, ay ve gece üzerine yapılan yeminlerin ardından nefse dikkat çekildiğini hatırlatan Aydemir, nefse hem bozukluğun hem takvanın ilham edildiğinin bildirildiğini söyledi. “Onu temizleyip arındıran kurtulmuştur” cümlesinin bireysel sorumluluğu merkeze aldığını, kirletip örtenin kayba uğradığının açık biçimde ifade edildiğini belirtti. Semud kavmine dair örneğin de azgınlığın toplumsal sonuçlarını gösterdiğini dile getirdi.

Karia suresindeki tasvirlere değinen Aydemir, insanların dağılan pervaneler gibi oluşunun ve dağların savrulmuş yün gibi görünmesinin büyük dönüşümü göz önüne getirdiğini söyledi. Tartıları ağır gelenlerin hoşnut bir yaşayışa gireceğinin, hafif gelenlerin ise yakıcı bir sonla karşılaşacağının bildirildiğini aktardı.

Kıyame suresinde dirilişe dair kuşkuların cevaplandığını belirten Aydemir, parmak uçlarının dahi yeniden düzenlenebileceğinin ifade edildiğini söyledi. Bu ayrıntının ilahi kudretin kapsamını ortaya koyduğunu dile getirdi. Ölüm anına dair “can köprücük kemiklerine dayandığında” tasvirinin, insanın çaresizliğini görünür kıldığını aktardı. Aynı surede insanın mazeret üretse bile kendi aleyhine tanıklık edeceğinin bildirildiğini de hatırlattı.

Hümeze suresinde mal biriktirip onu kalıcılık aracı gören anlayışın eleştirildiğini belirten Aydemir, servetin insanı ebedi kılmayacağının açıkça ifade edildiğini söyledi. Yürekleri saran ateş tasvirinin, maddi güvene dayalı hayat tasavvuruna güçlü bir uyarı taşıdığını dile getirdi.

TARİHSEL ÖRNEKLER VE TOPLUMSAL MESAJ

Mürselat suresinde tekrar eden “yalanlayanların vay haline” ifadesine dikkat çeken Aydemir, bu tekrarın bilinçli bir sarsma dili taşıdığını belirtti. Göğün yarılması, dağların savrulması ve resullerin vakitlerinin belirlenmesi gibi sahnelerle hesap gününün kaçınılmazlığının vurgulandığını ifade etti.

Kaf suresinde insanın şah damarından daha yakın bir ilahi kuşatma içinde bulunduğunun bildirildiğini hatırlatan Aydemir, sağda ve solda bulunan iki görevlinin her sözü kayda geçirdiğinin aktarıldığını söyledi. Ölüm sarhoşluğu ve sura üflenmesiyle başlayan diriliş sahnesinin ayrıntılı biçimde tasvir edildiğini dile getirdi.

Tarık suresinde insanın hangi özden yaratıldığına bakmaya çağrıldığını belirten Aydemir, sırların açığa çıkacağı gün vurgusunun gizli alan bırakmayan bir hesap bilinci ortaya koyduğunu ifade etti.

Kamer suresinde Nuh, Semud ve Lut kavimlerinin örneklerinin verildiğini söyleyen Aydemir, uyarıya kulak vermeyen toplumların sonuçla karşılaştığını aktardı. “Kur’an’ı öğüt için kolaylaştırdık” cümlesinin tekrar edilmesini, mesajın anlaşılabilirliğine vurgu olarak değerlendirdi.

Sad suresinde Davud ve Süleyman kıssalarına değinen Aydemir, güç verilen kişilerin adalet ve hikmetle sınandığını dile getirdi. Davud’a hak ile hükmetme çağrısının yapıldığını, hevese uyma uyarısının bulunduğunu söyledi. Süleyman kıssasında ise nimetin imtihan boyutuna dikkat çekildiğini ifade etti.

Tin suresinde insanın en güzel biçimde yaratıldığının bildirildiğini hatırlatan Aydemir, iman edip hayra yönelik işler üretenler için kesintisiz bir ödül anıldığını aktardı. Kureyş suresinde ise doyurulma ve korkudan güvene çıkarılma nimetlerinin hatırlatıldığını dile getirdi.

Programın sonunda Aydemir, farklı surelerden okunan bu ayetlerin ortak bir çağrı taşıdığını söyledi. İnsanın kendini sorgulaması, nimeti emanet bilmesi ve hesabı yakın tutması gerektiğini ifade etti. Ramazan ayının bu bilinç için güçlü bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi