MENÜ
Ankara 20°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Aydemir: Türk dünyasında ticaretin yeni hedefi ortak üretim olmalı
Gündem
5 Ekim 2026 Pazartesi 19:07

Aydemir: Türk dünyasında ticaretin yeni hedefi ortak üretim olmalı

Aydemir, 72,2 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni aşamasının Türk devletlerini aynı üretim zincirinde buluşturması gerektiğini vurguladı.

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Türkiye’nin Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile son beş yılda gerçekleştirdiği toplam ticaret hacminin 72,2 milyar doları aşmasını değerlendirirken, bundan sonraki dönemde rakamların ötesine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Aydemir, Türk dünyasının önündeki asıl ekonomik sorunun, ülkeler arasındaki alışverişi artırmanın yanında birbirlerinin üretim kabiliyetlerini nasıl tamamlayacakları olduğunu kaydetti. Türkiye’nin sanayi ve teknoloji birikimi ile Türk devletlerinin enerji, ham madde, tarım, lojistik ve genç insan kaynağının aynı ekonomik sistem içerisinde buluşturulmasının çok daha yüksek bir katma değer oluşturabileceğine dikkat çekti.

Türkiye’nin söz konusu dört ülkeyle son beş yıldaki ticaretinde 41,6 milyar dolarlık ihracat ve 30,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiğini hatırlatan Aydemir, ortaya çıkan ölçeğin artık yeni bir ekonomik yapılanmayı tartışmaya imkân verdiğini belirtti.

ORTAK ÜRETİM HAVZALARI ÖNERİSİ

Aydemir, Türk devletleri arasında belirli sektörleri kapsayan Türk Dünyası Ortak Üretim Havzaları kurulmasını önerdi.

Modelin temelinde, aynı ürünün bütün aşamalarının tek ülkede yapılması yerine Türk devletlerinin sahip oldukları farklı avantajların bir üretim zincirinde birleştirilmesi bulunuyor. Aydemir, ham maddeden ara ürüne, tasarımdan nihai üretime kadar farklı aşamaların ülkeler arasında paylaşılabileceğini ifade etti.

“Bugün önümüzde çok önemli bir imkân var. Birbirimize daha fazla mal satmanın ötesinde, birlikte üretip üçüncü ülkelere satacağımız bir ekonomik düzen kurabiliriz. Türk dünyasının ekonomik gücünü ölçerken bundan sonra ‘Aramızdaki ticaret ne kadar?’ sorusunun yanına ‘Birlikte ne kadar üretiyoruz?’ sorusunu da koymalıyız.” dedi.

Aydemir, ortak üretimin özellikle gıda işleme, makine, savunma dışı ileri teknoloji ürünleri, enerji ekipmanları, tekstil, yazılım ve lojistik gibi alanlarda değerlendirilebileceğini belirtti. Sektör ve yatırım tercihlerinin ise ülkelerin karşılıklı ihtiyaçları ve fizibilite çalışmaları sonucunda belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

TÜRK DÜNYASI ÜRÜNÜ

Aydemir’in önerisinin ikinci ayağını ortak üretimin görünür hale getirilmesi oluşturuyor.

Birden fazla Türk devletinde üretilen girdilerin kullanıldığı ve belirli ortak üretim kriterlerini karşılayan ürünlar için gönüllü bir “Türk Dünyası Ürünü” tanımlamasının geliştirilebileceğini belirten Aydemir, bunun ortak üretimin dış pazarlardaki ekonomik kimliğini güçlendirebileceğini ifade etti.

Aydemir, “Bir makinenin parçası Kazakistan’da, yazılımı Türkiye’de, başka bir bileşeni Özbekistan’da hazırlanabilir; montaj veya lojistik ayağında diğer ülkeler devreye girebilir. Böylece beş ayrı ekonominin kapasitesini yan yana koymak yerine birbirine bağlarız. Esas sıçrama burada gerçekleşir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu sistemin hayata geçirilmesi halinde yatırımcının hangi ülkede hangi üretim imkânının bulunduğunu görebileceği ortak bir dijital envanterin de hazırlanabileceğini söyleyen Aydemir, özel sektörün sürecin merkezinde bulunması gerektiğinin altını çizdi.

ORTA KORİDOR ÜRETİM HATTINA DÖNÜŞEBİLİR

Aydemir, ulaştırma altyapısının da bu perspektifle ele alınmasını istedi. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu gibi bağlantıların yalnızca yük taşıyan güzergâhlar olarak değerlendirilmesinin ekonomik potansiyeli sınırlayacağını belirten Aydemir, Orta Koridor boyunca üretim, depolama, işleme ve dağıtım merkezlerinin birbirine bağlanmasının daha güçlü bir ekonomik sonuç doğuracağını kaydetti.

“Tren yalnızca mal taşımasın; geçtiği coğrafyada üretimi birbirine bağlasın. Bir ülkeden çıkan ham madde diğerinde işlenebilsin, başka bir ülkede ürüne dönüşsün ve aynı hat üzerinden dünya pazarına ulaşsın. Koridor ekonomisinin gerçek karşılığı budur.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu ülkelerle ticaretinde yılın ilk dokuz ayında ihracatın 4,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi ve son beş yıllık toplam hacmin 72,2 milyar doları geçmesinin önemli bir ekonomik taban oluşturduğunu ifade eden Aydemir, bundan sonraki başarının ticaret hacmi kadar ortak yatırımlar ve üçüncü ülkelere yapılan ortak satışlarla da ölçülmesini önerdi.

Aydemir, Türk dünyasının ekonomik ilişkilerinde yeni dönemin hedefini şöyle özetledi:

“Birbirimizden alan ve birbirimize satan ülkeleriz. Şimdi bunun üzerine daha ileri bir basamak koyabiliriz: Birlikte tasarlayan, birlikte üreten ve dünyaya birlikte satan bir ekonomik coğrafya. 72 milyar doları geçmiş olmamız bize nereden geldiğimizi gösteriyor. Bundan sonra konuşmamız gereken, birlikte oluşturacağımız katma değerdir.”

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi