Türkiye’de suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye yönelik uygulamaları kapsayan Strateji Belgesi, ulusal düzeyde bütüncül, risk odaklı ve etkili bir yaklaşımın geliştirilmesi amacıyla hazırlanan bir yol haritası niteliği taşıyor.
Türkiye’de suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye yönelik uygulamaları kapsayan Strateji Belgesi, ulusal düzeyde bütüncül, risk odaklı ve etkili bir yaklaşımın geliştirilmesi amacıyla hazırlanan bir yol haritası niteliği taşıyor. “Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030)”na ilişkin genelge, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlandı.
Genelgede, söz konusu mücadelenin temel hedeflerinden birinin suçluların elde ettikleri yasa dışı kazançlardan mahrum bırakılması olduğu vurgulandı. Bu doğrultuda, kolluk ve istihbarat birimlerinin hem olay bazında hem de suç eğilimlerinin belirlenmesi sürecinde eşgüdüm içinde çalışmasının önemine dikkat çekildi. Ayrıca adli makamların soruşturma ve kovuşturma süreçlerini mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırmasının gerekliliği ifade edildi.
Metinde, özellikle suçtan elde edilen mal varlıklarının aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarında yükümlü grupların; müşteri tanıma, şüpheli işlem bildirimi, kayıt tutma ve gerektiğinde yetkili mercilere sunma, uyum programları oluşturma gibi önleyici tedbirleri etkin şekilde uygulaması gerektiği belirtildi. Bu yükümlülüklere uyumun denetlenmesinin de büyük önem taşıdığı, düzenleme ve denetim faaliyetlerinin bu alandaki mücadelenin temel unsurlarından biri olduğu kaydedildi.
Uluslararası iş birliğinin önemine de değinilen genelgede, küresel finansal sistemi tehdit eden suçlarla etkili mücadele için ülkeler arasında koordineli hareket edilmesinin çeşitli uluslararası sözleşmelere konu olduğu ifade edildi. Türkiye’nin 1991 yılından bu yana üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) standartlarının da bu çerçevede belirleyici olduğu aktarıldı. FATF’ın teknik uyum ve etkililik kriterlerinin, ülkelerin bu suçlarla mücadelede ulusal stratejiler geliştirmesini zorunlu kıldığına dikkat çekildi.
Daha önce 2021-2025 dönemini kapsayan Strateji Belgesi’nin uygulama süresinin tamamlandığı hatırlatılan genelgede, ilgili tüm paydaşların katkılarıyla 2026-2030 dönemine yönelik yeni belgenin hazırlandığı bildirildi. Belgenin, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının internet sitesinde yayımlanacağı ifade edildi.
Strateji Belgesi’nde; adli ve idari süreçlerin daha etkin hale getirilmesi, ulusal risk değerlendirmesi sonuçlarının politika ve uygulamalara yön vermesi ile kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi temel öncelikler arasında yer alıyor. Ayrıca ulusal risk değerlendirmesi çalışmalarının, MASAK koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla sürdürüleceği belirtildi.
Genelgede, söz konusu strateji kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumluluklarını titizlikle yerine getirmesi gerektiği vurgulanarak, uygulama sürecinde ihtiyaç duyulacak her türlü destek ve katkının eksiksiz sağlanmasının önemine işaret edildi.