Ekonomi rayına giriyor
Türkiye ekonomisi üzerinde konuşurken artık eskisi gibi karamsar senaryolar üretmek zorlaşıyor. Çünkü rakamlar, politikalar ve uluslararası değerlendirmeler farklı bir tablo çiziyor. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki kararlı tutumu, piyasalarda somut karşılık buluyor.
Fatih Karahan’ın yaptığı sunumlar artık sıradan birer bilgilendirme toplantısı olmaktan çıktı. Her sunum, bir güven tazeleme ritüeli haline geldi. Piyasa aktörleri, Merkez Bankası’nın söylediklerinin arkasında durduğunu gördükçe kendi pozisyonlarını buna göre ayarlıyor. Şeffaflık, spekülatif hareketlerin önüne geçiyor ve herkes aynı sayfadan okuyor.
Yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışı değişti. Artık sadece arbitraj fırsatı arayan spekülatif sermaye girişi yok. Goldman Sachs ve JP Morgan gibi küresel oyuncular, Türkiye’yi uzun vadeli portföylerinde değerlendirmeye başladı. IMF’nin dezenflasyon programını onaylaması da bu güvenin uluslararası onayı sayılır.
Borsa İstanbul’un performansı, bu güvenin en görünür hali. BİST100 endeksi 14 bin seviyesini aştığında, bu sadece teknik bir rakam olmadı. Yerli ve yabancı yatırımcının “Türkiye ekonomisi rayına oturuyor” mesajını aldığının göstergesi oldu. Faizler yüksek ama borsa yükseliyor. Bu paradoks, aslında programın işlediğinin kanıtı.
VakıfBank’ın açıkladığı hedefler de ekonominin geneline dair ipuçları veriyor. 70 milyar lira net kar hedefi, bankanın reel sektöre kredi desteğini sürdüreceğinin işareti. Finansal sektör güçlü olunca ekonominin diğer ayakları da rahat ediyor.
Enflasyonla mücadele ederken büyümeden taviz vermemek kolay iş değildir ama Türkiye bunu başarıyor. Merkez Bankası politika faizini korurken, ekonomik aktivite sürüyor. Yabancı sermaye giriyor, borsa yükseliyor, bankalar hedef büyütüyor. Tablo, eskiden alıştığımız karamsar senaryolardan uzak.
Sosyal yardım politikalarında yapılan düzenlemeler de dikkatle izlenmeli. Ramazan öncesinde yapılacak desteklerin hem Türk Lirası hem de altın bazlı olması, dar gelirli vatandaşlara seçenek sunuyor. Bu tür uygulamaların enflasyonist baskı yaratmaması için zamanlaması önemli tabii.
Türkiye ekonomisi kontrollü bir normalleşme sürecinde. Merkez Bankası’nın şeffaf iletişimi, uluslararası kuruluşların olumlu değerlendirmeleri ve piyasaların tepkisi, bu normalleşmenin sürdürülebilir olduğunu gösteriyor. Karamsar senaryolar üretmek artık daha zor çünkü gerçekler başka bir hikaye anlatıyor.