MENÜ
Ankara 11°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÇARŞI, HAN VE KERVANSARAY: ANKARA’DA ŞEHRİN İKTİSADÎ OMURGASI
Talat Paşa Aydemir
YAZARLAR
14 Mart 2025 Cuma

ÇARŞI, HAN VE KERVANSARAY: ANKARA’DA ŞEHRİN İKTİSADÎ OMURGASI

Bir şehrin sürekliliği, yalnız savunma kabiliyetiyle değil, ekonomik dolaşımın kesintisizliğiyle mümkündür. Ankara’da bu dolaşımın ana mekânı çarşıdır. Çarşı, şehrin yalnız alışveriş yapılan alanı değil; üretim, paylaşım ve karşılaşmanın merkezidir. Ankara çarşısı, tarih boyunca şehrin iktisadî omurgasını oluşturmuş; kale ile mahalle arasında dengeleyici bir alan işlevi görmüştür.

Ankara’nın çarşı düzeni, aşırı uzmanlaşmaya dayalı bir yapı üretmemiştir. Burada iktisadî hayat, tek bir mala ya da tek bir ticaret koluna bağımlı hâle gelmemiş; çeşitlilik üzerinden ayakta kalmıştır. Bu çeşitlilik, şehrin kırılganlığını azaltmış, kriz dönemlerinde ani çökmelerin önüne geçmiştir. Ankara çarşısı, büyük servetler üretmekten çok, istikrarlı bir geçim düzeni sağlamıştır.

Han ve kervansaraylar, bu düzenin tamamlayıcı unsurlarıdır. Ankara, iç bölgede yer almasına rağmen, ticaret yollarının kesiştiği bir durak olma vasfını uzun süre korumuştur. Hanlar, yalnız tüccarların konakladığı mekânlar değildir; aynı zamanda bilginin ve haberin taşındığı alanlardır. Bu alanlar sayesinde Ankara, dış dünyayla bağını koparmamış; içe kapanan bir şehir hâline gelmemiştir.

Kervansaray düzeni, Ankara’nın ticaret ritmini belirlemiştir. Ticaret burada hızlı ve riskli hamleler üzerine değil, güven ve süreklilik üzerine kurulmuştur. Bu durum, şehrin iktisadî karakterini de şekillendirmiştir. Ankara’da ticaret, kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli ilişkiler üretmiştir. Bu ilişkiler, şehrin toplumsal dokusunu da güçlendirmiştir.

Çarşı hayatının en dikkat çekici yönlerinden biri, sosyal dengeyi koruyan yapısıdır. Ankara çarşısı, zengin ile yoksul arasında aşılması imkânsız duvarlar örmemiştir. Aynı sokakta farklı gelir gruplarının bulunabilmesi, şehirde keskin sınıf ayrımlarının oluşmasını sınırlamıştır. Bu sınırlama, Ankara’nın sosyal barışını besleyen önemli bir unsurdur.

Çarşı ile mahalle arasındaki ilişki, şehir hayatının sürekliliğini sağlamıştır. Mahalle, üretimin ve emeğin kaynağı; çarşı ise bu emeğin dolaşıma girdiği alandır. Ankara’da bu iki alan arasında kopukluk oluşmamış; çarşı, mahalleden uzaklaşmamıştır. Bu yakınlık, şehirde iktisadî hayatın toplumsal denetim altında kalmasına imkân tanımıştır.

Ankara’nın iktisadî yapısı, dış etkilere karşı da görece dayanıklı olmuştur. Şehir, ticaret yollarındaki değişimlerden etkilenmiş; ancak bu etkiler şehri bütünüyle çökertmemiştir. Çünkü Ankara’da iktisadî hayat tek bir kanala bağlı değildir. Çarşı, han ve mahalle arasında kurulan denge, şehri esnek kılmıştır. Esneklik, şehirlerin uzun ömürlü olmasının temel şartlarından biridir.

Bu iktisadî düzen, Ankara’nın “taşra” olarak algılanmasını da boşa çıkarır. Taşra, dışa kapalı ve tek yönlü ekonomik yapılar üretir. Ankara ise, iç bölgede yer almasına rağmen çok yönlü bir ticaret zihniyeti geliştirmiştir. Bu zihniyet, şehrin merkez olma kapasitesini beslemiştir. Ekonomik dolaşımın sağlıklı işlemediği bir şehir, merkez olamaz.

Ankara’nın çarşı ve han düzeni, şehrin tarih boyunca ayakta kalmasının sessiz garantisidir. Büyük olaylar gelir geçer; fakat çarşı her gün yeniden kurulur. Bu yeniden kuruluş, şehrin kendini her gün yeniden üretmesi demektir. Ankara, bu üretimi başarabilmiş bir şehirdir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi