Çocukların suça yönelmesine neden olan faktörlerin kapsamlı şekilde incelenmesi ve bu alanda koruyucu-önleyici politikaların geliştirilmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamlayarak taslak raporunu hazırladı.
Çocukların suça yönelmesine neden olan faktörlerin kapsamlı şekilde incelenmesi ve bu alanda koruyucu-önleyici politikaların geliştirilmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamlayarak taslak raporunu hazırladı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında faaliyet gösteren "Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu", üç aylık çalışma süresinin ardından verilen bir aylık ek süreyi de kullanarak raporunu tamamladı. Üyelere gönderilen taslak metin, milletvekillerinin değerlendirme ve önerilerinin ardından son şekli verilerek Meclis Başkanlığına sunulacak.
Toplam 691 sayfa ve 6 bölümden oluşan raporda, çocuk suçluluğunun yalnızca adli bir mesele olmadığı, aile, okul, çevre, dijital dünya ve kamu politikaları gibi birçok unsurun etkisiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir toplumsal sorun olduğu vurgulandı.
Komisyon Başkanı Durgut, çalışma sürecinde 20 toplantı gerçekleştirildiğini, ayrıca uygulamaları yerinde incelemek amacıyla 8 saha ziyareti yapıldığını belirtti. Bunun yanı sıra çocuk kapalı infaz kurumları ve eğitim evlerinde bulunan yaklaşık 5 bin çocuk arasından seçilen 610 çocukla araştırma yürütüldüğü ifade edildi.
Raporda, çocukları suça sürükleyen bireysel, ailevi ve çevresel risk faktörlerinin tespit edildiği, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, erken müdahale mekanizmalarının yaygınlaştırılması ve çocuğu merkeze alan bütüncül politikaların geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekildi.
TÜİK verilerine de yer verilen raporda, çocukların karıştığı adli olay sayısının son 10 yılda önemli ölçüde arttığı belirtildi. Buna göre, 2015 yılında 133 bin 829 olan olay sayısı 2024 yılında 202 bin 785'e yükseldi. Böylece çocukların dahil olduğu olaylarda yaklaşık yüzde 51,5'lik artış yaşandığı kaydedildi.
Yaralama suçlarının çocukların karıştığı olaylar arasında ilk sırada yer aldığı belirtilen raporda, bu suç türüne ilişkin olay sayısının 2015'te 45 bin 850 iken 2024'te 81 bin 875'e çıktığı ve yaklaşık yüzde 78,6 oranında arttığı ifade edildi. Raporda, her üç olaydan birinden fazlasının yaralama suçuyla bağlantılı hale geldiği belirtilerek çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin yükseldiğine işaret edildi.
Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, bulundurma veya satışıyla ilgili suçlarda da dikkat çekici bir artış yaşandığı vurgulandı. Bu kapsamda olay sayısının 2015'te 7 bin 545 iken 2024'te 16 bin 563'e yükseldiği ve yaklaşık yüzde 119,5 oranında arttığı belirtildi.
Raporda çocuk suçluluğunun önlenmesine yönelik çok sayıda öneri de sıralandı. Bunlar arasında okul öncesinden itibaren psikososyal risk taramalarının zorunlu hale getirilmesi, her okula rehber öğretmen atanması, risk altındaki ailelere yönelik sosyal desteklerin artırılması, okul güvenliğinin güçlendirilmesi ve dijital ortamların daha etkin denetlenmesi yer aldı.
Ayrıca çocuk adalet sisteminde kullanılan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi yerine "adli süreçteki çocuk" kavramının tercih edilmesi önerildi. Çocuklara yönelik ceza indirimi uygulamalarının bazı ağır suçlarda hakim takdirine bırakılması, çocuk infaz sisteminin yeniden düzenlenmesi ve tahliye sonrası çocukların yeniden suça yönelmesini önleyecek takip mekanizmalarının kurulması da raporda yer alan dikkat çekici öneriler arasında bulundu.