Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecinin bu yıl savaşın etkisiyle bir miktar yavaşladığını ancak ekonomi politikalarındaki mücadeleden geri adım atmadıklarını belirterek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel önceliğinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecinin bu yıl savaşın etkisiyle bir miktar yavaşladığını ancak ekonomi politikalarındaki mücadeleden geri adım atmadıklarını belirterek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel önceliğinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söyledi. Şimşek, mali disiplinin korunduğunu ve Türkiye ekonomisinin büyümeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu, farklı ülkelerden merkez bankası başkanları ve üst düzey politika yapıcıların katılımıyla başladı.
Forumun açılışında konuşan Şimşek, küresel ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tedarik zincirlerindeki sorunlar, emtia ve enerji fiyatlarındaki yükselişlerin dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Şimşek, Türkiye'nin bu süreçte makrofinansal istikrarı önceliklendirdiğini belirtti.
Merkez Bankasının para politikasında sıkılaşmaya gittiğini, maliye politikasında da görece sıkı bir yaklaşım benimsediklerini aktaran Şimşek, aynı zamanda yaşanan şokların etkilerini sınırlamak amacıyla mali imkanların kullanıldığını söyledi.
Küresel ekonominin çatışmalar, ticarette korumacılık, yüksek borçluluk, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği ve yapay zeka gibi çok sayıda sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin yaklaşımının çatışmalardan uzak durmak ve barışın güçlenmesine katkı sağlamak olduğunu dile getirdi.
Doğu ve Güneydoğu için büyüme vurgusu
Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik kazanımlarının yanı sıra bölgesel entegrasyon ve refaha da katkı sağlayacağını ifade etti.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki illerin önemli bölümünde genç nüfusun bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bölgenin altyapısına yönelik yatırımların sürdüğünü belirterek, bu bölgelerin Türkiye'nin yeni büyüme merkezleri arasında yer alabileceğini söyledi.
Savunma harcamalarında artış
Türkiye'nin savunma alanındaki kapasitesini güçlendirmeye devam ettiğini belirten Şimşek, güvenlik ortamının savunma yatırımlarını gerekli kıldığını ifade etti.
Şimşek, hazırlanarak TBMM'ye sunulması beklenen 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayisinde önemli ilerleme kaydettiğini belirten Şimşek, ülkenin geçmişte savunma ürünlerinde önemli ölçüde ithalata bağımlıyken bugün dünyanın önde gelen ihracatçıları arasında yer alma yolunda ilerlediğini söyledi.
Savunma projelerinde Ar-Ge büyüklüğünün 100 milyar doların üzerine çıktığını belirten Şimşek, yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin devam ettiğini bildirdi.
Türkiye'nin ulaşım ve lojistik bağlantılarını da geliştirdiğini ifade eden Şimşek, Türk Hava Yollarının dünyanın en fazla noktaya uçan hava yolu şirketi olduğunu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projelerle bölgesel bağlantısallığın güçlendirildiğini anlattı.
Hizmet ihracatında Türkiye vurgusu
Şimşek, enerji arz güvenliğinin önemine işaret ederek Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik altyapı yatırımlarını uzun süredir sürdürdüğünü belirtti.
Yeşil dönüşüm çalışmalarının da hızlandırıldığını aktaran Şimşek, elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının yüzde 60'a yaklaştığını söyledi. COP31 kapsamında elektrifikasyon oranının yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Şimşek, bu adımların enerji ithalatına bağımlılığı azaltacağını ifade etti.
Türkiye'nin ticarette korumacılığın arttığı dönemde 54 serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu belirten Şimşek, 3 anlaşmanın onay sürecinin devam ettiğini, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ve Kanada ile de müzakerelerin sürdüğünü bildirdi.
Hizmet ihracatında Türkiye'nin rekabetçi bir konumda bulunduğunu dile getiren Şimşek, turizm gelirlerinin son 25 yılda dolar bazında 9 kat arttığını ve gelecek 10 yılda bu gelirin yaklaşık iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Sağlık turizminin de önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşunun bulunduğunu kaydetti. Türk dizilerinin de önemli bir hizmet ihracatı kalemi olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin bu alanda dünyada üçüncü sırada yer aldığını belirtti.
Türkiye'nin borçluluk oranı avantajlı
Küresel borçluluk seviyelerinin yüksek olduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin bu alanda daha avantajlı bir konumda bulunduğunu söyledi.
Gelişmekte olan ülkelerde ortalama borçluluk oranının yaklaşık yüzde 230 olduğunu, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 90 civarında bulunduğunu belirten Şimşek, kamu borcunun GSYH'ye oranının da yüzde 22 seviyesinde olduğunu aktardı.
Bu göstergelerin Türkiye'ye mali alan sağladığını ifade eden Şimşek, kamu ihale sistemi, mali kurallar ve kamu iktisadi teşebbüslerinin yönetimi gibi alanlarda reform çalışmalarının gündemde olduğunu söyledi.
Türkiye'nin genç nüfusunun önemli bir avantaj olduğunu belirten Şimşek, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasıyla kişi başına milli gelir açısından gelişmiş ekonomilerle aradaki farkın azaltılmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Yapay zeka alanındaki çalışmalara da değinen Şimşek, teknolojik altyapının geliştirilmesi, 5G+ altyapısı, fiber kapasitesinin artırılması ve büyük ölçekli veri merkezlerine yatırım çekilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.
"Dezenflasyon mücadelesinden vazgeçmedik"
Şimşek, ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmesinde dezenflasyon sürecinin savaşın etkisiyle bu yıl bir miktar yavaşladığını ancak fiyat istikrarı hedefinden vazgeçilmediğini belirtti.
OVP'nin temel hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu vurgulayan Şimşek, mali disiplinin korunduğunu ve Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinin geçen yıl ticaret ortaklarının yaklaşık yüzde 1,5 büyüdüğü bir dönemde yüzde 3'ün üzerinde büyüdüğünü belirten Şimşek, son 25 yıldaki ortalama yıllık büyümenin yüzde 5,5'e yakın olduğunu ifade etti.
Para politikasında Merkez Bankasının politika faizinin yanı sıra miktarsal ve seçici kredi sıkılaştırması gibi araçları da kullandığını belirten Şimşek, maliye politikasında da hareket alanının bulunduğunu söyledi.
Son dönemde fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinen Şimşek, mevcut durumun kontrol altında olduğunu belirterek, yaşanan gelişmelerin daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.