İsrail ordusunun 2 Mart'ta Lübnan’a başlattığı saldırılar birinci ayını doldururken, ölü sayısı en az 1268’e ulaştı ve resmi kayıtlara göre yerinden edilenlerin sayısı 1 milyon 162 bini geçti.
İsrail ordusunun 2 Mart'ta Lübnan’a başlattığı saldırılar birinci ayını doldururken, ölü sayısı en az 1268’e ulaştı ve resmi kayıtlara göre yerinden edilenlerin sayısı 1 milyon 162 bini geçti. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik ortak operasyonunun ardından bölgede yükselen gerilim, kısa sürede Lübnan’a sıçradı. İsrail ordusu, 2 Mart’tan itibaren başkent Beyrut başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine yoğun saldırılarını sürdürüyor.
Saldırılar özellikle Lübnan’ın güneyindeki yerleşimler ile Beyrut’un Dahiye bölgesine yoğunlaştı. Güneydeki Sayda, Sur ve Nebatiye’ye bağlı bölgeler sık hedef alınırken, Dahiye neredeyse her gün hava saldırılarıyla karşılaşıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, saldırılarda 3 bin 570 kişi yaralanırken, ölenlerin 125’i çocuk, 88’i kadın, 52’si sağlık çalışanı ve 4’ü gazeteci.
Yerinden edilme krizi de derinleşiyor. Güneydeki beldeler ve Dahiye bölgesi için yapılan tahliye uyarıları, geniş çaplı göçlere neden oldu. Lübnan hükümetinin verilerine göre, 1 milyon 162 binden fazla kişi evlerini terk etti. Bunlardan bazıları Beyrut ve kuzey bölgelerdeki geçici barınma merkezlerinde kalırken, 669 barınma merkezine yaklaşık 136 bin kişi yerleştirildi. Tahliye tehditleri ve saldırıların sürmesi halinde sayının daha da artması bekleniyor. Ayrıca Suriyeli mülteciler de etkileniyor; BM Mülteciler Yüksek Komiserliği 2–27 Mart tarihleri arasında 200 binden fazla kişinin Suriye’ye geçtiğini açıkladı.
Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’nin güneyi, saldırıların yoğunlaştığı bölgeler arasında bulunuyor. İsrail ordusu bu bölgede sivillere tahliye uyarıları yaparken, sınır hattında İsrail askerleri ile Hizbullah arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. İsrailli yetkililer, bölgeyi kalıcı olarak işgal etmeyi planladıklarını açıkladı ve Litani Nehri civarındaki köprüleri bombalayarak kontrolü ele geçirmeye çalıştılar. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan’ın güneyine konuşlanarak işgali sürdüreceklerini ve Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi kontrol edeceklerini belirtti. Ayrıca 600 binden fazla sürgün edilmiş bölge sakininin geri dönmesine izin verilmeyeceğini ve Gazze’de uyguladıkları yıkımı sınırda da devam ettireceklerini söyledi.
16 Mart’ta Lübnan’ın güneyine kara operasyonu başlatan İsrail, Hizbullah ile çatışmalarda 10 askerinin öldüğünü açıkladı. Karşılık olarak Hizbullah, İsrail askerlerini ve kuzeydeki askeri hedefleri roket ve insansız hava araçlarıyla vurduğunu, 2 Mart’tan bu yana 1100 saldırı düzenlendiğini duyurdu.
Bu süreçte Lübnan’daki Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü (UNIFIL) de saldırılardan etkilendi. 29–30 Mart tarihlerinde düzenlenen iki saldırıda 3 Endonezyalı barış gücü askeri yaşamını yitirdi, 3 asker yaralandı.
Diplomatik girişimler sonuç vermedi. Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ateşkes çağrılarına rağmen saldırılar devam etti. Lübnan hükümeti, Hizbullah’ın ülkedeki askeri faaliyetlerini yasaklarken, İran’la ilişkiler de gerildi. 24 Mart’ta İran’ın Beyrut’a atadığı büyükelçi “istenmeyen kişi” ilan edildi, 29 Mart’a kadar ülkeden ayrılması talep edildi. Hizbullah ve Emel Hareketi bu kararı kınadı, İran Dışişleri Bakanlığı ise büyükelçinin görevine devam ettiğini açıkladı.