MENÜ
Ankara 12°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir: Yapay zekâ insanı değil, insanın sınırlarını ortaya koyuyor
Gündem
25 Ocak 2026 Pazar 02:18

İbrahim Aydemir: Yapay zekâ insanı değil, insanın sınırlarını ortaya koyuyor

Yapay zekâ tartışmaları hız kazanırken, önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, bilinç, ruh ve insanın konumu üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Yapay zekânın eğitimden sağlığa, ekonomiden yönetime kadar geniş bir alanda etkisini artırdığı bir dönemde, insanın varlık konumuna dair tartışmalar da yeniden gündeme geliyor. Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, yapay zekâ ile insan bilinci arasındaki farkın teknik değil, varoluşsal bir ayrım olduğunu belirtti.

Aydemir, yapay zekânın yüksek işlem gücü, hız ve analiz kapasitesiyle birçok alanda insanı geride bıraktığını, buna rağmen bilinç ve sorumluluk gibi temel niteliklerden yoksun kaldığını ifade etti. Bu durumun, teknolojik gelişmeden çok insanın kendisiyle yüzleşmesini zorunlu kıldığını vurguladı.

Aydemir’e göre bilinç, yalnızca bilgi üretme ya da sorun çözme becerisi anlamına gelmiyor. Bilincin; anlam kurma, sorumluluk üstlenme ve ahlaki tercih yapabilme yetisiyle şekillendiğini belirten Aydemir, bu niteliklerin algoritmik sistemlerle açıklanamayacağını kaydetti.

Yapay zekânın öğrenme ve taklit kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Aydemir, bu öğrenmenin yaşantısal bir derinlik taşımadığını, vicdan ve irade içermediğini söyledi. Bu nedenle yapay zekânın ahlaki özne olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

İNSANIN MAKİNELEŞME RİSKİ

Aydemir, tartışmaların çoğunlukla makinelerin insanlaşması ekseninde yürütüldüğünü, asıl riskin ise insanın kendi iç dünyasını ihmal ederek makineleşmesi olduğunu dile getirdi. Üretkenlik, hız ve verimliliğin tek ölçüt hâline gelmesinin insan onurunda aşınmaya yol açtığını belirtti.

İnsanın yeryüzündeki konumunun güçten çok emanet bilinciyle tanımlandığını hatırlatan Aydemir, bu sorumluluğun yapay zekâya devredilemeyeceğini söyledi. Yapay zekânın bir araç olarak kalmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Aydemir, teknolojinin amaç hâline gelmesi durumunda ahlaki pusulanın kaybolacağını ve bunun medeniyet ölçeğinde sonuçlar doğuracağını ifade etti.

SON RUHANİ DÖNEM VURGUSU

Bu sürecin bir “yapay zekâ çağı”ndan ziyade insanın kendi anlamını sorguladığı bir dönem olduğuna işaret eden Aydemir, hesaplama gücü ile insan olma arasındaki farkın daha görünür hâle geldiğini belirtti.

Aydemir’e göre yapay zekâ, bilinçten yoksun yapısıyla insanın eşsizliğini dolaylı biçimde açığa çıkarıyor. Bu durumun, insanlığı yeniden temel sorulara yönelttiğini söyledi.

Teknolojik ilerlemenin ahlaki ve ruhani çerçeveden kopması hâlinde yabancılaşma üreteceğini kaydeden Aydemir, dengeli bir yönelimle ise yeni bir uyanış sürecinin mümkün olduğunu ifade etti.

İnsan bilgisinin sınırlı oluşunun bir eksiklik değil, denge unsuru olduğunu vurgulayan Aydemir, bu sınırların insanı mutlaklık iddiasından koruduğunu belirtti.

Haberin sonunda Aydemir, yapay zekânın büyük bir güç olduğunu, ancak insanın ruh ve sorumluluk bilinciyle bu güce yön vermesi gerektiğini söyledi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi