MENÜ
Ankara 22°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir: Türkçe geleceğin de dili olmalıdır
Eğitim-Bilim
26 Eylül 2026 Cumartesi 20:32

İbrahim Aydemir: Türkçe geleceğin de dili olmalıdır

Aydemir, Dil Bayramı’nın 94. yılında Türkçenin yapay zekâdan ortak alfabeye uzanan yeni bir gelişme dönemine girdiğini vurguladı.

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 26 Eylül Dil Bayramı’nın 94. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Türkçeye hizmetin artık yalnızca dilin korunmasıyla sınırlı düşünülemeyeceğini belirterek, Türkçenin bilimde, teknolojide, yapay zekâda ve Türk dünyasının ortak iletişim alanında güçlü bir gelecek dili hâline getirilmesi gerektiğini söyledi.

26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı’nın açılış gününün Dil Bayramı olarak kabul edilmesinin, Cumhuriyet tarihinin önemli kültür hamlelerinden biri olduğunu hatırlatan Aydemir, aradan geçen 94 yılın ardından yeni bir sorumluluk alanının ortaya çıktığına dikkat çekti.

Aydemir, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde başlayan bu büyük dil seferberliğini bugün kendi çağımızın şartları içinde ileriye taşımak durumundayız. Türkçenin geçmişi büyük ve zengindir. Bize düşen, bu büyük mirasa aynı ölçüde güçlü bir gelecek hazırlamaktır.” dedi.

DİLİN YENİ SAHASI DİJİTAL DÜNYA

Dilin yaşama ve gelişme sahasının artık kitap, gazete, okul ve gündelik konuşmayla sınırlı olmadığını kaydeden Aydemir, dijital platformların ve yapay zekâ teknolojilerinin dil politikaları bakımından giderek daha önemli hâle geldiğini ifade etti.

Türkçenin büyük veri kümelerinde, dijital sözlüklerde, ses tanıma sistemlerinde, otomatik çeviride ve yapay zekâ modellerinde güçlü biçimde temsil edilmesini önemli gördüğünü belirten Aydemir, Türk Dil Kurumu ile HAVELSAN arasında 2026 yılında Türk Dili Bilgi Sistemi Projesi için imza atılmasını bu bakımdan dikkate değer bulduğunu söyledi.

Aydemir, “Bir dil geleceğin teknolojisini kendi kelimeleriyle karşılayabiliyor, bilgi üretebiliyor ve dijital sistemlere güçlü biçimde taşınabiliyorsa çağın içinde etkin bir varlık gösterir. Türkçenin teknolojiyle buluşmasını bir kültür meselesi kadar bir bilim ve kalkınma meselesi olarak da görmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkçe bilimsel üretimde güçlendikçe yeni kavramlar üretme kabiliyetinin de gelişeceğini vurgulayan Aydemir, üniversitelerden teknoloji şirketlerine, medyadan eğitim kurumlarına kadar geniş bir alanda nitelikli Türkçe kullanımının önem taşıdığını kaydetti.

TÜRK DÜNYASINDA YENİ İLETİŞİM ALANI

Aydemir, Türk dünyasında ortak alfabe konusunda son yıllarda kaydedilen ilerlemeye de dikkat çekti. 2024 yılında Bakü’de yürütülen çalışmalar sonucunda 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde uzlaşılmasının ardından sürecin devam ettiğini, 2026’da Kazak ve Kırgız Türkçeleri için ortak alfabe temelindeki önerilerin kamuoyuna açıklanmasının da mesafe alındığını gösterdiğini belirtti.

Ortak alfabenin yalnızca harflerden oluşan teknik bir çalışma olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Aydemir, bunun Türk dünyasında kitapların, akademik çalışmaların, dijital içeriklerin ve kültür ürünlerinin daha geniş dolaşımına katkı sağlayabilecek bir iletişim zemini olduğunu söyledi.

Aydemir, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının günümüzde yeni imkânlara kavuştuğunu ifade ederek, “Gaspıralı’nın ufku kendi çağının çok ötesindeydi. Bugün Türk dünyası arasında ulaşım ağları kuruluyor, ticaret büyüyor, üniversiteler ve kurumlar arasında ilişkiler gelişiyor. Bunların yanında insanların birbirinin yazdığını daha rahat okuyabilmesi, kültürel yakınlığımızı gündelik hayata taşıyacaktır.” dedi.

“TÜRKÇEYİ GENÇLERLE BİRLİKTE BÜYÜTMELİYİZ”

Dil konusunda yasaklayıcı ve hayatın doğal akışını görmezden gelen yaklaşımlar yerine Türkçenin üretme gücünün artırılmasını savunan Aydemir, özellikle gençlerin yeni kelime ve kavramlarla buluşmasının önemine işaret etti.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler karşısında Türkçenin kendi ifade imkânlarını sürekli geliştirmesi gerektiğini belirten Aydemir, “Gençlerimizin kullandığı teknoloji Türkçe konuşmalı, ürettiğimiz bilim Türkçenin imkânlarından yararlanmalı, kültür ve sanatımız Türkçenin zenginliğini yeni nesillere taşımalıdır. Dil yaşayan bir varlıktır; yaşadıkça üretir, ürettikçe zenginleşir.” ifadelerini kullandı.

Aydemir, 26 Eylül’ün geçmişe duyulan saygının yanında geleceğe ilişkin bir sorumluluğu da hatırlattığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkçe bizim hafızamız, ortak sesimiz ve nesiller arasındaki en büyük kültür köprümüzdür. Yunus’un, Fuzuli’nin, Kaşgarlı Mahmud’un, Ali Şir Nevai’nin kelimelerinden bugünün dijital dünyasına uzanan büyük bir medeniyet dilinden söz ediyoruz. Dil Bayramı’nı kutlarken hedefimiz açıktır: Türkçeyi çocuklarımızın yalnızca miras aldığı değil, yeni fikirler ürettiği, bilim yaptığı ve dünyaya seslendiği güçlü bir gelecek dili hâline getirmek. 26 Eylül Dil Bayramımız kutlu olsun.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi