MENÜ
Ankara 19°
Ankara Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir: Siyasetçinin asıl bilançosu bıraktığı itibardır
Siyaset
4 Ekim 2026 Pazar 22:42

İbrahim Aydemir: Siyasetçinin asıl bilançosu bıraktığı itibardır

Aydemir, milletvekilliğinin değerinin seçim sayısıyla değil, görev sona erdiğinde toplumda kalan güven ve siyasi iz ile ölçüleceğini vurguladı.**

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, siyasette başarının yeniden tarif edilmesi gerektiğini belirterek milletvekilliğinin geçici bir siyasi statüden çok, millet adına üstlenilmiş ağır bir temsil sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Bir siyasetçinin kaç seçim kazandığının, kaç dönem görev yaptığının veya siyasi kariyerinin hangi makamlara ulaştığının tek başına başarı ölçüsü oluşturmayacağını kaydeden Aydemir, asıl hesabın görev bittikten sonra ortaya çıktığını söyledi.

Aydemir, “Bir gün makam biter, unvan kalkar, siyasi şartlar değişir. O gün geriye ne kaldığına bakılır. İnsanların gönlünde yeriniz, seçim bölgenizde itibarınız, ailenize bırakacağınız temiz isim ve siyasette bıraktığınız iz varsa gerçek başarı budur.” değerlendirmesinde bulundu.

MİLLETVEKİLLİĞİNİN PUSULASI MİLLET OLMALI

Milletvekilinin siyasi parti mensubiyeti bulunduğunu ancak temsil sorumluluğunun bundan daha geniş bir alanı kapsadığını vurgulayan Aydemir, parlamentoya girildiği andan itibaren milletin tamamına karşı sorumluluk taşındığını ifade etti.

Parti aidiyetinin siyasetin tabii unsuru olduğunu belirten Aydemir, devletin devamlılığı söz konusu olduğunda ölçünün açık olması gerektiğini kaydetti.

Aydemir, hükümetlerin millet iradesiyle görev aldığını ve zamanı geldiğinde değişebildiğini, devletin ise kuşakları birbirine bağlayan kalıcı yapı olduğunu belirterek, “Siyasetçinin partisine karşı sorumluluğu vardır; devletine karşı ise sadakati vardır. Bu iki kavramın yerini doğru tayin etmek siyaset ahlakının temelidir.” dedi.

Milletvekilinin kendisini yalnızca iktidar veya muhalefet sıfatıyla tarif etmesinin temsil alanını daralttığına dikkat çeken Aydemir, TBMM çatısı altındaki her milletvekilinin Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekili olduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

MUHALEFETİN GÜCÜ ALTERNATİF ÜRETEBİLMESİDİR

Aydemir, demokratik siyasette iktidar ile muhalefet arasındaki rekabetin gerekli olduğunu, ancak bu rekabetin devlet kurumlarıyla mücadele görüntüsüne dönüşmesinin siyasete katkı sağlamayacağını ifade etti.

Muhalefet siyasetinin esas gücünün itirazın şiddetinden çok, ortaya koyduğu alternatifin niteliğinden doğduğunu belirten Aydemir, hizmet anlayışı, yöntem ve politika üzerinden güçlü bir siyasi rekabet kurulabileceğini söyledi.

“Bir milletvekili iktidarın karşısında durmakla yetinirse seçmene yarım bir siyaset sunar. Vatandaş, ‘Buna neden karşısınız?’ sorusunun yanında ‘Siz olsaydınız ne yapardınız?’ sorusunun cevabını da duymak ister. Siyasetin olgunluğu burada başlar.” ifadelerini kullandı.

Aydemir, milletvekilinin bürokrasiyi siyasi rakip gibi görmesinin de yanlış sonuçlar doğurabileceğine işaret ederek kamu kurumlarının devletin hizmet mekanizması olduğu bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

VEKİLİN GERÇEK GÜCÜ İRADESİDİR

Siyasi temsilin en önemli şartlarından birinin bağımsız muhakeme olduğunu belirten Aydemir, milletvekilinin gerektiğinde gördüğü gerçeği dile getirebilmesi gerektiğini söyledi.

Aydemir, seçilme endişesinin milletvekilinin siyasi davranışlarını belirleyen temel unsur hâline gelmesinin temsil görevini zayıflatacağını ifade ederek, seçmenin güvenini kazanmanın lider veya parti yönetiminin takdirini kazanmak kadar önemli olduğunu vurguladı.

“Millet size iradenizi kullanmanız için yetki verir. Doğru bildiğinizi söylemekten sürekli çekiniyor, bütün siyasi hesabınızı bir sonraki listeye göre yapıyorsanız milletvekilliğinin ruhundan uzaklaşırsınız. Milletin gerçek temsilcisi, seçmenine güvenen ve davranışlarıyla seçmenine güven verendir.” dedi.

Aydemir, bunun parti disiplinini reddetmek anlamına gelmediğinin altını çizerek siyasi sorumluluk ile şahsi muhakemenin birlikte yürütülebileceğini ifade etti.

MİLLİ GÜVENLİK SİYASİ REKABETİN ÜSTÜNDE TUTULMALI

Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren konularda daha yüksek bir siyasi sorumluluk standardına ihtiyaç bulunduğunu belirten Aydemir, günlük siyasi kazanç uğruna milli güvenlik başlıklarının yıpratılmaması gerektiğini söyledi.

İktidar ve muhalefetin birçok konuda sert biçimde yarışabileceğini kaydeden Aydemir, ülkenin varlığına, güvenliğine ve temel milli menfaatlerine ilişkin meselelerde ortak sorumluluk bilincinin korunmasının devlet geleneğinin gereği olduğunu vurguladı.

Aydemir, siyasetin yalnızca mevcut kamuoyu eğilimlerini takip eden bir faaliyet olarak görülmesine de karşı çıktı.

“Siyasetçi rüzgârın hangi yönden estiğine bakıp sürekli yön değiştiren kişi olamaz. Toplumun önünde yürüyebilecek bir fikri, ülkenin gerçeklerini okuyabilecek bir birikimi ve gerektiğinde doğru bildiğini savunabilecek cesareti bulunmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

“EMANETİ NASIL TESLİM ETTİĞİNİZ HATIRLANIR”

Aydemir, milletvekilliğinin şahsa verilmiş bir ayrıcalık olarak görülmesinin siyasetin anlamını aşındıracağını ifade ederek, seçimle kazanılan yetkinin özünde millet tarafından belirli bir süre için teslim edilmiş bir emanet olduğunu kaydetti.

Siyasetçinin bu emaneti teslim aldığı gün kadar, teslim ettiği günkü durumunun da önemli olduğunu belirten Aydemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Milletvekilliği sona erdiğinde makam odası, araç, protokol ve unvan geride kalır. Fakat insanların sizin için söylediği söz kalır. Çocuklarınıza, yakınlarınıza ve memleketinize bıraktığınız isim kalır. Siyasette en kıymetli miras budur. İnsan görevden ayrıldığında vatandaş arkasından ‘Yetkisini kendisi için değil, bizim için kullandı’ diyebiliyorsa milletvekilliğinin hakkını vermiştir.”

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Ankara Gazetesi