Yurt Dışı Üretici Fiyatlarında Yıllık Artış Yüzde 32,60
Tarım-GFE'de Yıllık Artış Yüzde 27,62
Aile ve Gençlik Fonu'ndan Gençlere 2 Milyar Liralık Destek
İmalat Sanayisinde Güven Eylülde Arttı
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisinde son on yılda ulaştığı üretim seviyesini değerlendirerek, yenilenebilir enerjide bundan sonraki meselenin yalnızca daha fazla elektrik üretmek olmadığını söyledi. Aydemir, Türkiye’nin oluşan enerji ölçeğini yerli sanayi, teknoloji geliştirme ve Anadolu’da yeni üretim merkezleri oluşturma imkânına çevirmesi gerektiğini vurguladı.
2015-2025 döneminde güneş ve rüzgârdan toplam 442,2 teravatsaat elektrik üretildiğine dikkat çeken Aydemir, ortaya çıkan büyüklüğün enerji politikasında yeni bir safhaya işaret ettiğini ifade etti.
Aydemir, “On yıllık rakam bize Türkiye’nin artık güneş ve rüzgârı tali bir enerji alanı olarak ele alamayacağını gösteriyor. Önümüzde yeni bir iktisadi imkân var. Panelden türbine, depolamadan yazılıma, bakım teknolojilerinden şebeke ekipmanlarına kadar daha geniş bir üretim zincirini Türkiye’de kurmayı hedeflemeliyiz.” dedi.
ENERJİ YATIRIMI ÜRETİM ÜSSÜNE DÖNÜŞMELİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı hesaplamalarda 442,2 teravatsaatlik üretimin, aynı elektriğin ithal kömürle karşılanması halinde 21,5 milyar dolarlık, doğal gazla karşılanması halinde ise 43,3 milyar dolarlık ithalat büyüklüğüne karşılık geldiğini hatırlatan Aydemir, bu rakamlara farklı bir pencereden bakılması gerektiğini kaydetti.
Aydemir, “Bu büyüklükler bize enerjinin dış ticaret, yatırım ve sanayi politikasıyla ne kadar iç içe olduğunu anlatıyor. Yenilenebilir kaynaklardan ürettiğimiz her ilave enerji miktarını, Türkiye’de yeni bir teknoloji ve imalat kabiliyeti oluşturacak şekilde değerlendirmek durumundayız. Enerjide kazandığımız mesafeyi sanayide derinleşmeyle tahkim ettiğimiz ölçüde kalıcı bir ekonomik değer üretiriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni yatırımların yalnızca elektrik üretim noktaları olarak görülmemesini isteyen Aydemir, yatırım yapılan bölgelerde teknik insan kaynağı, yan sanayi ve hizmet sektörlerinin de geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
ANADOLU İÇİN YENİ BİR SANAYİ HARİTASI
Aydemir, güneş ve rüzgâr potansiyeli bulunan Anadolu şehirlerinin yeni enerji ekonomisinden daha yüksek pay alabileceğini belirterek, enerji yatırımlarının bölgesel kalkınma politikalarıyla birlikte planlanmasını önerdi.
“Enerji nerede üretiliyorsa ekonomik katma değerin bir bölümünün de orada oluşmasını önemsemeliyiz.” diyen Aydemir, yatırım bölgelerinde ekipman üretimi, bakım-onarım hizmetleri, mesleki eğitim ve teknoloji odaklı girişimlerin teşvik edilmesinin yerel ekonomilere yeni hareket alanı kazandıracağını ifade etti.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümenin gençler açısından da yeni meslek sahaları doğurabileceğini belirten Aydemir, üniversiteler, mesleki eğitim kurumları ve sanayi arasında enerji teknolojilerine yönelik daha güçlü bağ kurulmasının yararlı olacağını kaydetti.
Aydemir, “Güneşi ve rüzgârı elektrik üretmenin ötesinde bir kalkınma sermayesi olarak okumalıyız. Hedefimiz enerjiyi burada üretmekle beraber, o enerjiyi üreten teknolojiyi geliştiren, imal eden ve ihraç eden Türkiye olmalıdır. Önümüzdeki dönemin asıl sıçrama alanını burada görüyorum.” ifadelerini kullandı.






Sayfa başına git