Aydemir, Mora Katliamı’nın 205. yılında hayatını kaybeden 40 bin Türk’ü rahmetle andı, tarihî hafızanın korunması çağrısı yaptı.
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 23 Eylül 1821’de Tripoliçe’de yaşanan büyük kıyımın yıldönümünde Mora’da katledilen Türkleri rahmetle andı. Aydemir, 1821 isyanı sürecinde Mora Yarımadası’nda 40 bin Müslüman Türk’ün öldürülmesinin millet hafızasında taşıdığı yere dikkat çekerek, “Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak, geçmişin acılarını husumete dönüştürmeden hakikati gelecek nesillere aktarmak millî bir sorumluluktur.” dedi.
Aydemir, Mora’daki hadiselerin yalnızca askerî bir çatışmanın sonucu olarak okunamayacağını, kadınların, çocukların, yaşlıların ve savunmasız insanların da hedef olduğu kitlesel bir kıyım yaşandığını ifade etti. Türklerin asırlardır yaşadığı yerleşimlerin boşaldığını, ailelerin parçalandığını, evlerin ve tarihî mirasın tahrip edildiğini belirten Aydemir, yaşananları Türk varlığını Mora’dan silmeye yönelen bir soykırım ve etnik temizlik süreci olarak değerlendirdi.
40 BİN CANIN HATIRASI
Mora’daki Türk nüfusunun uğradığı büyük yıkımın rakamlardan ibaret görülemeyeceğini vurgulayan Aydemir, “40 bin dediğimizde 40 bin ayrı hayatı, aileyi ve insan hikâyesini konuşuyoruz. Evinden çıkarılan anneyi, öldürülen çocuğu, ailesini kaybeden insanı konuşuyoruz. Onların isimlerinin tamamını bugün bilmiyor olabiliriz; fakat onların bu milletin hafızasındaki yerini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Aydemir, Mora eyaletinin yönetim merkezi Tripoliçe’nin aylar süren kuşatmanın ardından 23 Eylül 1821’de isyancıların eline geçmesinin katliamın en ağır safhalarından birini oluşturduğunu kaydetti. Şehrin düşmesinin ardından Müslüman Türklerin ve Yahudilerin öldürüldüğünü, yağma ve kıyımın günlerce sürdüğünü belirten Aydemir, Mora genelinde yaşanan kitlesel şiddetin 40 bin Türk’ün hayatına mal olduğunu vurguladı.
“Bu büyük acının 205’inci yılında Mora şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Kadın, çocuk, yaşlı demeden masum insanların kanını dökenleri, bu vahşeti gerçekleştirenleri ve katliamda payı bulunanları lanetliyorum.” diyen Aydemir, geçmişte işlenen suçların bugünün halklarına yönelik düşmanlığa dönüştürülmemesi gerektiğini de kaydetti.
“MİLLETİMİZ ŞEHİTLERİNİ UNUTMAZ”
Türk milletinin tarih ve vefa anlayışına işaret eden Aydemir, bayramlarda ve özel günlerde mezarlıkların ziyaret edilmesinin, şehitlerin dualarla anılmasının köklü bir hafıza anlayışının göstergesi olduğunu ifade etti.
Aydemir şöyle devam etti:
“Biz tarihimizdeki acıları intikam duygusuyla taşımıyoruz. Fakat unutmayı da kabul etmiyoruz. Mora’da can veren insanlarımız bizim ecdadımızdır. Onların yıkılan yuvaları, kaybolan mezarları, geride bıraktıkları hatıralar milletimizin tarihinin parçasıdır. Şehitlerimizi rahmetle anmak, onların uğradığı zulmü doğru biçimde anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak boynumuzun borcudur.”
“UNUTMAMAK YENİ ACILARI ÖNLEMENİN ŞARTIDIR”
Aydemir, tarihî hafızanın günümüz toplumları arasında yeni düşmanlıklar üretmek amacıyla kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Geçmişle yüzleşmenin insanlık adına ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Aydemir, katliamların kim tarafından ve kime karşı işlendiğine bakılmaksızın kayıt altına alınmasının önem taşıdığını söyledi.
“Bugünün insanlarını 205 yıl önce işlenen suçlardan sorumlu tutamayız. Bizim sözümüz katliamı gerçekleştirenlere ve masumların kanında payı bulunanlaradır.” diyen Aydemir, “Mora şehitlerimizi unutmayacağız. Çocuklarımıza da unutturmayacağız. Hatıralarını öfkeyle değil, vakarla; tarihî gerçeği ise eksiltmeden yaşatacağız. 40 bin şehidimizin her birini rahmet ve dualarla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.” ifadelerini kullandı.