Zihin, çoğu zaman yeni bilgiyi değerlendirmeden önce kendi kabullerinden geçiriyor; Aydemir, bunun toplumsal algıyı doğrudan etkilediğini ifade etti.
Sanal medyanın birey davranışları üzerine etkilerinin ele alındığı toplantıda konuşan önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, insanların düşünce dünyasını şekillendiren süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgiye ulaşmanın günümüzde her zamankinden daha kolay hale geldiğini belirten Aydemir, buna rağmen toplumların ortak gerçeklik zemininin daraldığını ifade etti.
Aydemir, bireylerin karşılaştıkları bilgileri doğrudan kabul etmediğini, bunları sahip oldukları hayat tecrübesi, aile yapısı, kültürel çevre ve aidiyetleri üzerinden anlamlandırdığını söyledi. Bu durumun yalnızca bireysel tercihleri değil, toplumsal kanaatleri de etkilediğini vurgulayan Aydemir, birçok tartışmanın merkezinde bilgi eksikliğinden çok yorum farklılığının bulunduğunu kaydetti.
ZİHİNSEL FİLTRELER ETKİLİ OLUYOR
Günlük hayatta insanların yeni verileri tarafsız bir zeminde değerlendirmekte zorlanabildiğini ifade eden Aydemir, psikoloji literatüründe önemli bir yer tutan doğrulama eğiliminin bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi.
Aydemir, bireyin çoğu zaman mevcut kanaatini güçlendirecek örnekleri daha kolay kabul ettiğini, buna karşılık yerleşik düşüncelerini zorlayabilecek bilgileri ise geri planda bırakabildiğini değerlendirdi. Bu durumun farklı toplumsal kesimlerin aynı olaya birbirinden tamamen farklı anlamlar yüklemesine yol açtığını dile getirdi.
ALGIYI BELİRLEYEN SADECE BİLGİ DEĞİL
Bilginin etkisinin, sunuluş biçiminden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Aydemir, kamuoyunu etkileyen süreçlerde duygusal çerçevenin de önemli rol oynadığını belirtti.
Aydemir, insanların çoğu zaman bilginin teknik içeriğinden çok ona yükledikleri anlam üzerinden karar verdiğini söyledi. Bu nedenle aynı olayın farklı toplumsal gruplar tarafından farklı şekillerde yorumlanabildiğini kaydeden Aydemir, algı süreçlerinin yalnızca bilgi akışıyla açıklanamayacağını vurguladı.
KESİNLİK ARAYIŞI TARTIŞMALARI ETKİLİYOR
Belirsizlik karşısında insanların net cevaplara yönelme eğilimi gösterdiğini ifade eden Aydemir, bu durumun bazı düşünce kalıplarının uzun süre korunmasına neden olabildiğini söyledi.
Toplumların ve bireylerin yalnızca olaylara değil, olaylara ilişkin oluşturdukları zihinsel tasavvurlara da tepki verdiğini belirten Aydemir, bu nedenle aynı haberin farklı çevrelerde farklı sonuçlar doğurabildiğini ifade etti. Aydemir, iletişim çağında yaşanan birçok tartışmanın temelinde de bu algı farklılıklarının bulunduğunu dile getirdi.
HAKİKATE YAKLAŞMANIN EN ZOR AŞAMASI
Aydemir, düşünsel gelişimin yalnızca yeni bilgi edinmekle sınırlı olmadığını, kişinin gerektiğinde kendi kanaatlerini yeniden değerlendirebilmesinin de önemli olduğunu söyledi.
Yerleşik kabullerin sorgulanmasının kolay olmadığını belirten Aydemir, bireyin zaman zaman kendi düşüncelerine itiraz edebilmesinin sağlıklı muhakemenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Aydemir, toplumsal diyalogun güçlenmesi için farklı görüşlerin dikkatle dinlenmesi ve kanaatlerin sürekli gözden geçirilebilmesi gerektiğini vurguladı.