Şimşek: Büyümede Kademeli Artış Bekliyoruz
İşsizlik Temmuzda Yükseldi: Oran Yüzde 8,1 Oldu
Türkiye Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yüzde 2,3 Büyüdü
Pazar gücümüzü pazarlık gücüne çevirelim
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Anadolu’da kalkınmanın yeni ölçüsünün yatırımların gençlere kendi şehirlerinde nitelikli bir gelecek kurma imkânı vermesi olması gerektiğini belirtti.
Sanayi yatırımlarının şehirlerin sosyal yapısını da doğrudan etkilediğine dikkat çeken Aydemir, genç nüfus açısından bir yatırımın anlamının açılan iş yerinin ötesine geçtiğini söyledi. Meslek edinme, kariyer yapma, girişim kurma ve yaşam standardını yükseltme imkânlarının birlikte oluşmasının şehirlerin geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
Aydemir, “Anadolu’nun evladı doğduğu şehirde iyi bir eğitim alabiliyor, meslek sahibi olabiliyor, emeğinin karşılığını bulabiliyor ve geleceğini orada kurabiliyorsa kalkınmanın toplumsal karşılığı oluşmuş demektir. Yatırımı insanımızın hayatında meydana getirdiği değişimle de okumalıyız.” dedi.
Türkiye’nin güçlü bir girişimcilik ve üretim tecrübesine sahip olduğunu belirten Aydemir, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yıllar içinde oluşan sanayi birikiminin yeni kuşaklar açısından daha nitelikli meslek alanlarına dönüştürülmesinin önem taşıdığını kaydetti.
GENÇ İNSAN ŞEHRİNİN GELECEĞİNDE KENDİ YERİNİ GÖREBİLMELİ
Aydemir, gençlerin eğitim tercihlerinden çalışma hayatına geçişine kadar uzanan süreçte şehir ekonomisinin sunduğu imkânların önemine işaret etti.
Bir şehirde üretim büyürken gençlerin bu gelişmenin dışında kalmasının önemli bir kayıp oluşturacağını belirten Aydemir, mesleki eğitimin iş dünyasındaki değişimi daha yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti.
“Gençlerimize yalnız bugünün işini öğretmek kâfi gelmez. Önümüzdeki yıllarda değer kazanacak meslekleri, teknolojiyi kullanmayı, tasarlamayı, geliştirmeyi ve girişim kurmayı da öğretmeliyiz.” diyen Aydemir, sanayideki teknolojik dönüşümün eğitim politikalarına daha hızlı yansımasının önemini vurguladı.
Üniversitelerin bulundukları şehirlerin ekonomik ve sosyal meseleleriyle daha kuvvetli ilişki kurmasının da önemli olduğunu söyleyen Aydemir, akademik bilgi ile üretim hayatı arasındaki mesafenin azalmasının gençlere yeni kariyer alanları açabileceğini değerlendirdi.
Aydemir, bu ilişkinin yalnızca sanayicinin nitelikli çalışan ihtiyacına cevap vermek şeklinde görülmemesi gerektiğini, gençlerin araştırma, mühendislik, tasarım ve girişimcilik yoluyla yeni ekonomik değer oluşturmasının da desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
YATIRIMIN ŞEHİRDEKİ KARŞILIĞI YAŞAM KALİTESİDİR
Sanayi merkezlerinin insan kaynağı açısından cazibesini korumasında şehir yaşamının belirleyici hale geldiğini ifade eden Aydemir, çalışanların günlük hayatını kolaylaştıran şartların ekonomik kalkınmanın sosyal tarafını oluşturduğunu söyledi.
Aydemir, “Nitelikli insanı bir şehre çağırırken ona nasıl bir hayat sunduğumuzu da düşünmek mecburiyetindeyiz. İnsan çalıştığı yere makul sürede ulaşmak, ailesiyle huzurlu bir hayat sürmek, çocuğuna iyi eğitim imkânı bulmak ister. Gençler sosyal hayatı olan, kendilerini geliştirebildikleri şehirlerde yaşamak istiyor. Bunlar artık ekonomik rekabetin de unsurlarıdır.” ifadelerini kullandı.
Bu çerçevede ulaşım, erişilebilir konut, eğitim imkânları ve sosyal hayatın üretim yatırımlarından bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Aydemir, şehirlerin insan kaynağını koruyabilmesinin gelecekte daha önemli hale geleceğini belirtti.
Özellikle yüksek nitelik gerektiren işlerde şehirlerin yalnız şirketler arasında değil, yetişmiş insanı kazanma ve tutma konusunda da rekabet edeceğine dikkat çeken Aydemir, yerel kalkınma politikalarının bu değişime hazırlanması gerektiğini ifade etti.
ANADOLU’DA KARİYER COĞRAFYASINI GENİŞLETMELİYİZ
Aydemir, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin Anadolu’da daha fazla nitelikli kariyer merkezi oluşturmasıyla sosyal bakımdan da güç kazanacağını söyledi.
Genç bir mühendisin, tasarımcının, teknisyenin veya girişimcinin mesleki geleceğini kurabilmek için mutlaka birkaç büyük merkeze yönelmek zorunda kalmadığı bir Türkiye hedeflenmesi gerektiğini belirten Aydemir, Anadolu şehirlerinin gençlere sunduğu kariyer seçeneklerinin genişletilmesini istedi.
Aydemir, bunun bölgesel kalkınmanın yanı sıra şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağını korumasına da katkı sağlayacağını ifade etti.
“Anadolu’da yatırımın yeni hedeflerinden biri gençlerimizin önüne güçlü bir gelecek ufku koymak olmalıdır.” diyen Aydemir, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Bir gencimiz kendi memleketinde dünyayla rekabet eden bir işletmede çalışabiliyorsa, bilgisini geliştirebiliyorsa, kendi teşebbüsünü kurabiliyorsa ve ailesiyle nitelikli bir hayat yaşayabiliyorsa orada ekonomik büyüme toplumsal refaha dönüşüyor demektir. Türkiye’nin üretim gücünü insanımızın yaşadığı yere taşıdığımız ölçüde Anadolu’nun kalkınma kudreti de büyüyecektir.”
Aydemir, önümüzdeki dönemde yatırım kararları değerlendirilirken üretim ve ihracat kapasitesinin yanı sıra oluşturulan nitelikli istihdamın, gençlere açılan meslek alanlarının ve şehir yaşamına sağlanan katkının da dikkate alınmasının Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına yeni bir perspektif kazandıracağını kaydetti.






Sayfa başına git