Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Ramazan ayının Müslümanlar için bir arınma ve yenilenme süreci olduğunu belirterek, İslam dünyasının bu manevi iklimden bilinçlenmiş ve tazelenmiş şekilde çıkması gerektiğini ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Ramazan ayının Müslümanlar için bir arınma ve yenilenme süreci olduğunu belirterek, İslam dünyasının bu manevi iklimden bilinçlenmiş ve tazelenmiş şekilde çıkması gerektiğini ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığının, toplumun dini hayatını sahih bilgiyle buluşturmak, inanç, ibadet ve ahlak alanlarında rehberlik etmek amacıyla kurulmuş köklü ve stratejik bir kurum olduğunu vurgulayan Arpaguş, Başkanlığın yalnızca idari bir yapı değil, asırlara dayanan dini tecrübenin doğru bilgiyle geleceğe aktarılmasını sağlayan manevi bir köprü niteliği taşıdığını söyledi. Günümüzde dinin istismar edildiği ve bilgi kirliliğinin arttığı bir ortamda Diyanetin varlığının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Arpaguş, kurumun ifrat ve tefritten uzak, mutedil bir din anlayışıyla hizmet verdiğini dile getirdi.
Diyanetin aileden gençliğe, eğitimden yayıncılığa, cami hizmetlerinden toplumsal rehberliğe kadar geniş bir alanda faaliyet yürüttüğünü belirten Arpaguş, kurumun kriz dönemlerinde topluma moral verdiğini, afet ve felaket anlarında milletin yanında yer aldığını kaydetti. Yurt içi ve yurt dışındaki hizmetlerin kardeşlik bilincinin canlı tutulmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) da “Yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar” anlayışıyla faaliyet gösterdiğini aktaran Arpaguş, vakfın insani diplomasi alanında Türkiye’nin en güçlü sivil toplum yapılarından biri olduğunu söyledi. TDV’nin yalnızca yardım dağıtan bir kuruluş olmadığını, aynı zamanda İslam’ın merhamet anlayışını küresel ölçekte temsil ettiğini vurguladı.
Vakfın bugün 149 ülkede ihtiyaç sahiplerine ulaştığını belirten Arpaguş, özellikle Gazze, Sudan, Yemen ve Arakan gibi kriz bölgelerinde gıda, temiz su ve barınma desteğinin kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. TDV’nin arama-kurtarma ekipleri ve güçlü lojistik ağıyla afet ve savaş bölgelerinde hızlı müdahale kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.
Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik yardımların devam ettiğini kaydeden Arpaguş, bölgede her gün sıcak yemek, ekmek ve temiz su dağıtımı yapıldığını, ayrıca gıda kolisi, kışlık giysi, battaniye, bebek malzemeleri, medikal destek ve çadır yardımlarının ulaştırıldığını söyledi. Hastanelerin hizmetlerini sürdürebilmesi için yakıt ve ilaç desteği sağlandığını da ekledi.
Filistinlilere nakdi yardımın da sürdüğünü belirten Arpaguş, bugüne kadar toplam 10 milyon 517 bin 334 kişiye insani yardım ulaştırıldığını açıkladı. Ramazan ayında da başta Filistin ve Gazze olmak üzere ihtiyaç sahiplerine desteklerin devam edeceğini ifade etti.
Ramazan ayının yalnızca bireysel ibadetlerin arttığı bir dönem olmadığını vurgulayan Arpaguş, bu ayın nefsi terbiye eden, kalbi arındıran ve toplumsal yenilenmeyi sağlayan özel bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Oruç ibadetinin Müslümanlara takva bilinci kazandırdığını belirterek, Ramazan’ın Müslümanlar için gerçek anlamda bir arınma mektebi olduğunu dile getirdi.
Bu yılın Ramazan temasının “Ramazan, Cami ve Hayat” olarak belirlendiğini açıklayan Arpaguş, amaçlarının mabet ile günlük hayat arasındaki güçlü bağı yeniden vurgulamak olduğunu söyledi. Camilerde düzenlenecek vaaz, sohbet, mukabele ve derslerin bu bağın güçlenmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Gazze’de yaşanan dramın yalnızca bölgesel değil, İslam dünyasının uzun süredir yaşadığı çok boyutlu krizin bir yansıması olduğunu belirten Arpaguş, çözüm için köklü bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Mezhep ve siyasi farklılıkların aşılması gerektiğini vurgulayan Arpaguş, İslam ülkelerinin söylemde kalan birlik çağrıları yerine somut ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
İslam dünyasının iman, ahlak ve adalet ekseninde yeniden birlik sağlaması halinde Gazze’nin ve ümmetin yaralarının Allah’ın izniyle sarılacağını sözlerine ekledi.